
Bazı insanları hayatımıza girdiğinde bir ödül sanırız.
Varlıklarıyla eksiklerimizi tamamladıklarını, bize iyi geldiklerini düşünürüz. Hatta bazen “iyi ki” dediğimiz anlar olur. Ta ki gerçek yüzleriyle karşılaşana kadar…
Zamanla anlarız ki;
Bize inanmayan,
Değerimizi küçülten,
Özgüvenimizi yavaş yavaş törpüleyen insanlar da var hayatımızda.
Ve işin en zor kısmı da tam burada başlar.
İçimizde sessiz ama derin bir savaş çıkar:
“Nasıl çıkarırım bu insanı hayatımdan?”
“Acaba ben mi yanlış hissediyorum?”
“Belki de abartıyorumdur…”
Oysa unutmamamız gereken bir gerçek var:
Hisler hiçbir zaman bizi yanıltmaz.
Eğer içinizde bir ses, bu insanın hayatınıza bir ceza olarak geldiğini söylüyorsa, ona kulak verin. Çünkü hisler, aklın henüz kabul edemediği gerçekleri çoktan fark etmiştir.
Bazı insanlar kalmak için değil,
Öğretmek için gelir.
Sabretmeyi değil, vazgeçmeyi…
Affetmeyi değil, sınır koymayı…
Sevmeyi değil, kendini seçmeyi öğretir.
Ve bazen yapılacak en doğru şey;
O kişiyi tartışmadan, açıklama yapmadan,
Hayatınızda hiç var olmamış gibi silmektir.
Çünkü herkes kalmayı hak etmez.
Bazıları sadece derstir.








Yorum Yazın