Muğla
BIST10.641
DOLAR42.2631
EURO49.0719
ALTIN5726.6
BTC/USD103068.32
Yaşar Köktürk

Yaşar Köktürk

Mail: yasarkokturk67@hotmail.com

Ticaretin Nabzı ve Vatandaşın Sessiz Çığlığı

Ticaretin Nabzı ve Vatandaşın Sessiz Çığlığı

Bir ülkenin gerçek gündemi, çoğu zaman resmi açıklamalarda değil, pazar filesinde gizlidir.

Bugün çarşıya çıkan, pazara uğrayan, alışveriş merkezine giren milyonlarca insanın ortak bir duyguda birleştiğini görmek zor değil: Alım gücünün her geçen gün biraz daha zorlanması. Cebindeki parayla ihtiyaçlarını karşılamaya çalışan vatandaş, artık sadece ne alacağını değil, neyi alamayacağını da hesaplamak zorunda kalıyor.

Özellikle dar ve sabit gelirli kesimler için hayat pahalılığı, istatistik tablolarının ötesinde, doğrudan yaşamın kendisine dokunan bir mesele haline gelmiş durumda. Evinde bakıma muhtaç bir yakını olan, temel ihtiyaçlarını karşılamakla sorumlu olan milyonlarca insan için fiyatlardaki her artış, günlük hayatın dengesini yeniden kurma zorunluluğu anlamına geliyor.

Elbette Türkiye, ticareti yöneten kurumsal yapılara ve bu alanda görev yapan yetkililere sahip bir ülke. Ancak sahadaki yansıma ile masa başındaki veriler arasındaki fark, çoğu zaman kamuoyunun en çok tartıştığı konuların başında geliyor.

Tam da bu noktada, geçmişte ekonomi ve ticaret yönetiminde görev almış isimler yeniden hatırlanıyor, yeniden konuşuluyor.

Bu isimlerden biri olan Ziya Altunyaldız, uzun yıllar bürokrasi ve siyaset içerisinde önemli görevlerde bulunmuş bir isim. Ekonomi Bakanlığı ve Gümrük ve Ticaret Bakanlığı döneminde teşvik politikaları ve ticaretin geliştirilmesine yönelik süreçlerde yer almış, kamu ile özel sektör arasında köprü görevi üstlenen kadrolar arasında bulunmuştu.

Müsteşarlık seviyesine kadar uzanan bürokrasi kariyeri ve ardından gelen siyasi görevleri, onu Türkiye’nin ticaret yönetimi tecrübesine sahip isimlerinden biri haline getirdi.

Ancak mesele, aslında tek tek isimlerden çok daha büyük.

Asıl mesele, vatandaşın hissettiği ekonomik baskının nasıl hafifletileceği…

Asıl mesele, çarşıdaki etiket ile vatandaşın cebindeki para arasındaki mesafenin nasıl kapanacağı…

Ve asıl mesele, ekonomik güven duygusunun nasıl yeniden güçlendirileceği…

Çünkü ticaret, sadece ihracat rakamları değildir.

Ticaret, aynı zamanda evine ekmek götürmeye çalışan bir babanın hesabıdır.

Ticaret, mutfağındaki tencereyi kaynatmaya çalışan bir annenin gerçeğidir.

Ticaret, geleceğe güvenle bakmak isteyen bir toplumun temelidir.

Bugün Türkiye’nin önündeki en önemli başlıklardan biri, hiç şüphesiz piyasa güveninin güçlendirilmesi ve vatandaşın alım gücünü koruyan sürdürülebilir bir ekonomik zeminin tesis edilmesidir.

Unutulmamalıdır ki ekonomik denge, sadece sayılarla değil, toplumun hissettiği güvenle kurulur.

Ve o güven, her şeyden daha kıymetlidir.

Sağlıcakla kalın sevgili okurlarım.

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar